Brand New Eyes

Exhibitions:
Internal/External
Simbart Projects
20.01 2021 – 05.03.2021

The Weight of the World
Kasa Galeri
22.09.2021 – 05.11.2021
Curated by Misal Adnan Yıldız

Wait for Me (In the Same Sky)
Nue
21.01.2023 – 19.03.2023

Lost and Found
Institut français de Turquie Izmir
13.11.2023 – 13.01.2024
Curated by Burçak Yakıcı

The Brand New Eyes series, in which the artist transfers the accidental color deposits that form on the backs of photographs and papers to a new surface through ink, acrylic, and charcoal, makes viewers think that the things that are traced and sought can be found in these random forms. This research on stains underline the impracticality of thinking about what happened on the front sides of the sheets of paper that we assume to have existed before the stains were transferred – that transferring abstract stains from one surface to another surface precisely indicates that this problem is not actually at the core – positions the act of painting as an act of staining.

Brand New Eyes, Mixed Media on Paper (Ink, Charocoal, Acrylic), 48 x 67 cm, 2 Pieces, 2020

Photos: Kayhan Kaygusuz (Internal/External, Simbart Projects, 2021)

​”Furkan, işlerinde kavramsal anlamıyla bir araç olarak kullandığı kâğıtla kurduğu ilişkiyi bizlerle paylaşıyor. Furkan bir arayışın peşine düştüğünü daha ilk karşılaşmada sergi alanının girişine yerleştirdiği Yepyeni Gözler serisinden defteriyle deneyimletiyor. İzleyicinin sayfaları çevirmeye davet edildiği bu defter Furkan’ın renk arayışını gösteriyor. Ceyhan’ın Bacak Böcek Oyunu (1996) adlı otobiyografik kitabında evin penceresinden dışarıya baktığında gökyüzünün rengini pejmürde bir pembeye benzetmesi üzerine Furkan bu pejmürde pembeyi düşlemekle kalmıyor bu pembenin peşine düşüyor. Pejmürde bir pembe arayışında, mürekkep, kömür, akrilik boyadan oluşan karışımlarla boyanın pigmentleri üzerine bir oyun gibi ele aldığı çalışmasında kâğıdın yüzeyinde tesadüfi lekelere yol açıyor. Furkan’ın bu deneysel arayışında karşılığını bulan bir malzeme olarak yazı ve dile gönderme yapan mürekkep, Ceyhan’ın arşivine tanıklık etmesi yönünden de anlamlı olduğunu hissettiriyor. Kâğıdın yüzeyinde, kadercilikten uzak, istemli ancak rastlantısal oluşan lekeler topoğrafik bir görüntüye yol açıyor. Tıpkı “Aynı gökyüzü” düşüncesinde olduğu gibi oluşan bu topoğrafik görüntü Ceyhan ile ortak bir dilin de arayışı olarak beliriveriyor. Pejmürde kıvamını ararken bu lekeselliğin ortak dil arayışında birleştiği noktada Foucault’nun dilin yoğunluğundaki sevdiğim tanımındaki gibi adeta yamaçları, yokuşları, inişleri olan bir yol ortaya çıkıyor. Kimlik, göç ve sürgünün izinde zorlu bir yol bu.

📌 Burçak Fakıoğlu Yakıcı, Ufuk Çizgisinin Sonsuzluğunda Bir Arşiv, Artful Living, 06.03.2023

“Öztekin, Yepyeni Gözler serisine ait çalışmasını anlatmaya bu cümle ile başlıyor. İçeride olmak- dışarıda olmak meseleleri üzerinden “bakmak” eylemini merkeze aldığı bir çalışma bu. Arka planında, Ceyhan’ın Pejmürde Pembe’si var. Ceyhan’ın, İstanbul’da zorunlu seks işçiliği yaptığı dönemde kaldığı daireden uyanıp her sabah baktığı gökyüzünü “yorgun pejmürde bir pembeye” benzetmesinin izi, 2020’den bu yana Öztekin’in çalışmalarında kendini gösteriyor. Bu seride tanımlanabilir olmayanın izinden giden sanatçının her yeni arayışını, Ceyhan ile karşı karşıya geldiği, beraber aradığı, ürettiği, düşündüğü bir süreç olarak görüyorum. Uzun süren sayısız denemelerinde ortaya çıkan tüm bu tesadüfi renkleri ise, Ceyhan’ın yaşamı boyunca çok yönlü kişiliğinin temsili olarak görmek sanırım mümkün.”

📌 Eda Gizem Uğur, Arşivin Ruhu, Geride Kalan, Çapak, Şubat 2023

Furkan Öztekin, Brand New Eyes (Book), Mixed Media on Paper, 12 x 16 cm, 54 Pages, 2020 – 2023 (Photo: Emirhan Tuğrul)

Yepyeni Gözler (Defter) çalışmasında ise sanatçının yine pejmürde pembeyi arayış sürecini defter formatında görüyoruz. Sayfalar ilk bakışta ebru ya da yakın kadraj gökyüzü manzaralarından oluşmuş bir defter gibi algılansa da tüm bu anlatılanların, yapıp edilenlerin hepsi ciltleme ile bedensel bir forma sokulmuş gibi geliyor bana. Sayfaları gezerken sanki bir deriye, yakın plan bir bedene bakıyor gibi bakıyorum… Bir izleyici olarak, dilde başlayan bu anlamla, tene bakma hissi ile bu sayfalara baktığımızda, bakış dramatikleşmeye başlıyor. Sanki bu kadar yakından izlediğimiz hatta elimizde tuttuğumuz bu sayfalarda bir ten ile hemhal olmaya başlıyoruz. Bu kadrajlar bizim bakışımızı sınırlarken, tedirgin bir hissi de beraberinde getiriyor. Öztekin’in çalışmalarına bu hisle bakarken, şimdi burada olmayan ile tanıdık olma halini hissettiren fragmanları deneyimliyoruz sanki. Bu da bir başkasının yaşamına daha da yakından bakarak, içsel bir hale getirmeyi ve özdeşim kurmayı beraberinde getiriyor.”

📌 Eda Gizem Uğur, Arşivin Ruhu, Geride Kalan, Çapak, Şubat 2023

Furkan Öztekin, Brand New Eyes, HD Color Video, 2022 (Video by Emirhan Tuğrul)

“Kişisel arşiv ve LGBT+ bireylerin mücadele biçimlerinin belgelenmesine olan yaklaşımının, Jack Halberstam gibi kişisel arşivleri yalnız havuz olarak değil, kolektif bir hafızanın da ürünü olarak gören Furkan Öztekin, Brand New Eyes isimli defter çalışması ile sergide yer alıyor. Kalemi elimize alıp, çizgi çekmeyi öğrendiğimiz günden beri hep hayatımızda olan nesneyi üretimi için kullanıyor. Bugün çektiğimiz çentiğin yarın okunuşunun başka olacağını, çizilenin olduğu gibi kalamayacağını düşünen sanatçı, aslında defter üzerine mürekkep ile bize bir yazı bırakıyor.

Tıpkı düz bir çizgide ilerlemeyen hayat gibi yayılan mürekkebi ve onun her sayfadaki dönüşümünü izletiyor. Mürekkep, sayfalarda hafızanın dalgalanması gibi bir yol izliyor. Çizginin düz olmadığını söylemek mümkünse, Öztekin’in defterinde yayılan mürekkebin de onun yazısı olduğunu söylemek mümkün görünüyor.”

📌 Fatma Leyla Ak, Hafızayı Kaşındıran, Geride Kalan, Art Unlimited, Aralık 2024