No.1 (Ülker Street)

Exhibitions:
Four Seaons In May
Mixer Arts
01.03.2019 – 06.04.2019

Istanbul Rotary Art Award Competition Exhibition
Elgiz Museum
21.05.2018 – 08.06.2018

Yawning Void
Shelter Artists Run Space
24.12.2018 – 04.01.2019
Curated by Ezgi Yakın

No.1 (Ülker Street) series aims to communicate with the Ülker Street‘s memory of resistance in the 90’s through found objects in the street. The series, which focuses on the exclusion policies to this street and the struggles in society due to rent issues, emphasises that buildings and streets have an identity just like individuals. It shows that rather than honouring diversity of identity, metropolises are trying to rip apart and destroy them.

Furkan Öztekin, No.1 (Ülker Street), Mixed Media Collage with Found Objects, 2018

Yerleşik yaşama geçtikten sonra binlerce yıldır çeşitli formlarda kabuklar inşa ediyoruz. Sürekli bir kabuğa sığma ihtiyacı hissediyoruz. Böylece dışarısı ile içerisi arasında diyalektik bir süreç işlerken, kamusal olanla özel arasında sınırlar çiziyoruz. Diyalektik süreç ve sınır çizmenin kuşkusuz birçok sonucu oluyor. Belli bir zaman ve mekânda yaşam bulmak zorunda olan bedenlerimiz bu süreçten hem etkileniyor hem de bunu etkiliyor.

Cinsel yönelim ve kimliklerinden dolayı aileden, toplumdan dışlanan ve sürülen bireyler bir araya gelip bir sokağı ve oradaki evleri mekân edinip görünür olmalarından dolayı; devlet, toplum ve ataerkil zihniyet tarafından dışlandılar, sürüldüler ve öldürüldüler.

Beyoğlu’nda Ülker Sokak’ın “sakinleri” tarihler 1996 yılını gösterdiğinde “Habitat II” sürecinde transeksüeller bu sokaktan kovuldular. İşte sanatçı Furkan Öztekin’in çalışmalarının ana eksenini Ülker Sokak deneyimi ve sonrası oluşturuyor. Sanatçı o sokakta yaşanan kötülükleri estetize etmek gibi bir duruma düşmüyor. Çeşitli emlak sitelerinden topladığı o sokaktaki evlerin ilan görüntülerini kolaj tekniğiyle monokrom bir şekilde ele alıyor. Grileşen görüntülerde yaşanmışlıkların izleri kendini var etme çabası içindeyken bir yandan da siliniyor. Bundan dolayı Öztekin oradaki bir bakkalın tentesinin kırılan bir parçasını sergi alanına taşıyor.

Görünüşte bir tente diyebiliriz. Ama her şeyde olduğu gibi hatıraların bellekteki izlerinin somut karşılığını arar dururuz. Duyumsamaya çalışırız. Hem tente yerleştirmesi hem de kolajla oluşturduğu eserlerde yaşanmışlıkları ve hatıraları unutturmaya çalışanlara karşı bir zamanlar var olduğunun hafızasını bilince getirmeye çalışıyor. Öyleyse, varlığın ve varoluşun mekâna ve mekânlara ihtiyacı olduğu gerçeği ortadayken alt kültürlerin yaşanmışlıklarını çoğaltacağı, korkmadan, kaygılanmadan yaşayabileceği mekânlara gereksinimi var.

Hüseyin Gökçe, Rotary Sanat Yarışması’nda Poetik İmgeler ve Politik Temsiller, Istanbul Art News, Sayı: 53, 2018